Karadeniz gazı Türkiye’nin enerjide dışa bağımlılığına ne kadar çözüm olabilir?

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Zonguldak Filyos’ta katıldığı törenle, Karadeniz’de keşfedilen doğal gazın karaya ulaştırılmasına başlandı.

Erdoğan, burada yaptığı açılış konuşmasında ülkedeki tüm konutlara bir ay boyunca ücretsiz doğalgaz verileceğini, mutfakta ve sıcak su tüketimindeki aylık 25 metreküplük doğalgaz kullanımının da bir yıl boyunca ücretsiz olacağını söyledi.

Türkiye, ilk olarak 2020 sonlarında Karadeniz’de doğal gaz keşfettiğini duyurdu. Erdoğan, bölgedeki keşfedilen gaz miktarının 710 milyar metreküpe ulaştığını açıkladı.

Enerji Piyasası Denetleme Kurulu (EPDK) verilerine göre Türkiye, 2021 yılında yaklaşık 58,704 milyar m3 doğal gaz ithal etti. Bunda en büyük pay yüzde 44,87 ile Rusya’ya ait; ardından da İran, Azerbaycan ve Cezayir geliyor.

EPDK’nın yıllık yayımladığı son rapora göre, Türkiye 2021’de 59 milyar metreküp doğal gaz tüketti. Ülkenin doğal gaz tüketimi 2020 yılına kıyasla yüzde 24 oranında arttı.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, bunun dışında 30-40 milyar metreküp gazı ihraç etme şansının olduğunu belirtti ve “Komşu ve talep eden ülkelerle iyi bir diplomasi ortaya koyduk onlar da bu çalışmanın tamamlanmasını bekliyorlar” dedi.

BBC Türkçe’ye konuşan enerji piyasası uzmanı Cüneyt Kazokoğlu, Karadeniz gazının Türkiye’nin dış ticaret açığını düşürmesinde önemli bir rol oynayabileceği görüşünde. Ancak Bakan Dönmez’in ihracatla ilgili sözlerini hatırlatan Kazokoğlu, Türkiye’nin doğal gaz ithal etmeye devam edeceğini ifade etti:

“Oradaki bütün gazı Türkiye’deki şebekeye sunamazsınız. Bu teknik olarak mümkün değil. Orada gaz var ama çıkarıp şebekeye sunabileceğiniz kapasite ve altyapınız sınırlı. 50 milyar metreküp gazınız varsa, onun tamamını çıkarıp sevk etmeniz mümkün değil. Bu rezervin kullanımını uzun yıllara da yayabilirsiniz teknik olarak.”

Enerji uzmanı Mühdan Sağlam, Karadeniz gazının, Rusya, İran ve Katar gibi küresel büyük enerji aktörlerinin güçleri yanında çok küçük kaldığını belirtti.

Bu keşfin Türkiye’nin dışa bağlılığını azaltabileceğini ifade eden Sağlam, ihracat konusunda ise temkinli olmak gerektiğini söyledi:

“’İhraç ederim, piyasaya enerji aktörü olarak dönerim’ gibi söylemlerde temkinli olmalı. Piyasadaki diğer aktörlerin sahip oldukları gaz miktarlarını gözetmekte fayda var.”

“Olmayan şeffaflık soru işareti”

Enerji ithalatı, Türkiye’nin dış ticaret açığındaki en büyük paylardan birisi. Türkiye, eğer 2021 yılı ortalamasıyla doğal gaz tüketirse, Karadeniz’de bulunan 405 milyar metreküp doğal gaz, 12 yıla yakın bir süre için yeterli olabiliyor.

Sağlam da bunu işaret ederek, doğal gaz tüketiminin gelecek yıllar için tahmin edilebileceğini ancak buna rağmen tüketimde artışların yaşanabileceğini dile getirdi.

Sağlam, “Konutlara, sanayiye, elektrik santrallerine enerjiyi tedarik ederken ekonomik maliyetini de gözetmek zorundasınız. Diyelim ki Karadeniz gazının bir eve girişinin maliyeti 90 dolar. Ama Rusya’dan siz bunu 60 dolara alırsanız, kendi gazınızla kamuya zarar ettirmiş olursunuz. Dolayısıyla bazen yeni teknolojilerin gelişmesini ve üretim maliyetlerini düşürmeyi de beklersiniz” dedi.

Bir ülkenin kendi gazına sahip olmasının o ülkenin elini güçlendireceğini savunan Sağlam, ancak bunun “Daha ucuza mı tüketeceksiniz sorusuna?” her zaman “evet” yanıtını getirmediğini vurguladı.

Nitekim paylaşılan verilerin kesinleşmiş ya da tahmini rezerv olup olmadığına dair şeffaf davranılmadığı görüşünde olan Sağlam şöyle devam etti:

“Hangi derinlikte çıkaracaksınız, yaptığınız anlaşma neye dayanacak? Bilgi kirliliği ya da bilgi saklanması, ya da başka bir tabirle olmayan şeffaflık bizim kafamızda soru işareti.”

“Seçime yönelik hamle”

Bakan Dönmez, Zonguldak’taki törende yaptığı konuşmada keşfedilen gazın tüm konutların 35 yıllık doğal gaz ihtiyacını tek başına karşılayabilecek kapasiteye sahip olduğunu söyledi.

Buna karşılık “Konutlarda ortalama yıllık gaz tüketimini ne kadar olarak belirlediniz? Biz bunu bilmiyoruz” diyen Sağlam, Bakan Dönmez’in “35 yıllık kapasite” sözlerinin seçim döneminde ortaya atılan spekülatif bir söylem olduğunu ifade etti.

“Bu sorular kendilerine sorulamıyor. Sorulunca da yanıt alamıyoruz.”

Kazokoğlu, gaz keşfinin her halükarda Türkiye ekonomisine olumlu etkisi olacağı görüşünde. Keşfin, Erdoğan’ın hanesine artı olarak yazılacak şeylerden birisi olduğunu söyleyen Kazokoğlu, 25 m3’lük ücretsiz gaz vaadinin ise siyasi ve seçime yönelik bir vaat olduğunu savundu.

Mühdan Sağlam, Erdoğan’ın ücretsiz gaz vaadinin seçime yönelik bir hamle olduğu konusunda Kazokoğlu ile hemfikir:

“Bu ülkede 6 Şubat’ta iki büyük deprem oldu. Neredeyse 11 il yerle bir oldu. En soğuk ay da Şubat’tı. Toplumun, vatandaşın ihtiyacı düşünülmüş olsaydı, hadi bütün Türkiye’ye yapamadın ama en azından deprem bölgesindeki 11 il için doğalgazı ücretsiz yapabilirdiniz. Ama bu yapılmadı.

“Mayıs ayı, hava ısınıyor. Seçime bir aydan az bir zaman kala yapılınca da, akla sadece seçim geliyor. Vatandaşı düşünselerdi Şubat ayında bunu yaparlardı.”

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*